|
saiteliliwrote:
ÖZLÜ BİR DUA
Ya Rabbi! Eğer imanıma bir şüphe girmiş ben de ondan tövbe etmemişsem ihlasla derim ki : Allah'tan başka yaratıcı yok, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden Müslümanlığıma küfür karıştırmışsam, derim ki: Allah birdir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer Allah'ı birlememe şirk girmişse, ben de bunun farkında değilsem ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden seni tanımamda yanlışım varsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer bilmeden amelime riya ve kendimi beğenme duyguları karışmışsa derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! Eğer farkında olmadan kalbime küçük ve büyük günahların fitnesi girmişse derim ki: Allah bir, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ya Rabbi! İmanımı gönülden tazeleyerek, ihlasla derim ki: Allah'tan başka ilah yoktur, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) Allah'ın Resulüdür. Ey diri olan! Ey ebedi var olan! Ey izzet ve ikram sahibi olan! Ey gücün, şerefin ve büyüklüğün sahibi olan Allah'ım! Halimi düzelt, işlerimi güzelleştir, beni bela ve fakirliğin acılarından koru, düşmanların şerrinden, şeytanın aldatmasından, nefsin arzularından, saptıranların saptırmasından beni koru ey Rabbim! Ya Rabbi! Beni çok ibadet eden salihlerden ve şükreden zenginlerden eyle… dini ve dünyevi bütün işlerimi düzene koy. Hayırlı nimetlerimi sonuna erdir. Ya Rabbi! Ömrümün son zamanlarında, ölüm anında kalbimi ve dilimi imanla doldur. Bana son anda; şehadet ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, Hz. Muhammed (sallallahu aleyhi ve sellem) O'nun elçisidir demeyi nasip et......
June 11
|
|
|
♥•♥Leyl-i LaL♥•♥wrote:
Harf harf susuşlarım başlıyor geceye...Gözlerime bir uyku ağır basıyor.Titreyen rüzgarda bir düş iniltisibir yalnızlık gecesi...
Aramızda bir İstanbul boğazızamanlardan ölüm ve imkansızlardan bir aşk.Hepsi ağır bir yük gibi üstüme basıyor.Bastıkça eziliyorumezildikçe kayboluyorum. Negatif bir aşk ve hiçliğim yalnız bırakmıyor beni. Derken yazmak istiyorum senimürekkebim sen oldukça... Alfabenin en başından yazmaya başlıyorum.Tek tek ; harf harf.Noktasını koymadan raflara kaldırıyorum yazdığım kadarıyla. Nefretim içimi ürpertiyor. Ve çığlıklarım boğazımı yırtmaya başlıyor. Bir hastanın sabahı beklercesine bekliyorum seni. Gözlerine benzeyen bir masal anlat bana; sonra "Senliğini" terket bana... Ben hiç ağlamazken sana ; yaşlarım süzülüyor mühürlü yanıma. Sonum; Selamet... Sonum; Cehennem... Geceye esnemeye başlıyorum seni. Anladım! Bu gece sağ çıkılmaz bu yoldan. Her bir geçen saniyesensizliği sol yanıma kazmaya başlıyor.Bir mezar gibi ; derin derin...Hayatımı ve seni kaybederken ölümü kazanıyorum. Tam bu anda şırıngayla çekip aldım seni damarlarımdan...Tek damla sen bırakmadım içimde. Şimdi; damarlarımdan kan yerine sen akıyor. Soluyorum... Soluyorsun... Ölüyorum... Ve ölüyorsun... Damarlarımdaki tüm negatif aşkları çekerkenson gücümü son bir sigara yakarak tüketiyorum.Ölüm uykusu senden dahada ağır basıyor hiçliğime... Ve ben yine uykuyu seçiyorum... Sigara dumanında o sesin bir resmi : "Öldürme beni" !... Ve içimdeki çığlıklar büyümeye başlıyor.Çığlıklarım büyüdükçe dışıma vuruyor seni. Ötesi aşk...Berisi yalan...
Apr. 18
|
|
|
.
ÖYLE BİR HAYAT YAŞADIM Kİ Cenneti de gördüm,cehennemi de Öyle bir aşk yaşadım ki Tutkuyu da gördüm, pes etmeyi de. Bazıları seyrederken hayatı en önden, Kendime bir sahne buldum oynadım Öyle bir rol vermişler ki, Okudum okudum anlamadım. Kendi kendime konuştum bazen evimde, Hem kızdım hem güldüm halime, Sonra dedim ki “söz ver kendine” Denizleri seviyorsan,dalgaları da seveceksin Sevilmek istiyorsan,önce sevmeyi bileceksin Uçmayı seviyorsan,düşmeyi de bileceksin Korkarak yaşıyorsan,yalnızca hayatı seyredersin. Öyle bir hayat yaşadım ki, Son yolculukları erken tanıdım Öyle çok değerliymiş ki zaman Hep acele etmem bundan, anladım ASİ GÜL .
Mar. 4
|
|
|
Yağmur Yağmurwrote:
Suya Aşk Düştü Suya aşk yazan adamlar gördüm. Suya aşk yazan kadınlar. Kitre dolu kaba narin parmaklarını daldırıp suya şiir okuyan kızlar. Topraktan renk devşirip, renkleri suya dokuyup daha sonra onu kâğıtlarda okuyorlardı. Önce “Aşk” suya düştü, Sonra da “Su” aşka yenik düştü. Ruhun dinginliğini anlamak için ebru yapılan suya bakmak yetecektir. Duru, sessiz, sukut gibi fırtınayı bekleyen bir su. Kabaracak, coşacak, dalgalanacak sevinçlerin yada hüzünlerin habercisi olacak. Biraz sonra üzerine damlalar düşüveriyor, değişik renklerde ve tonlarda. Daha birkaç gün öncesinde yollarda ciddiye alınmadan üzerine basılan çiğnenen topraklar şimdi suyun yüzeyinde başlayacak bir fırtınanın habercisidir. Düşen her damla daireler çizer. Gücünün yettiğince. Ardından gelen damlaya yer açar daralır sonra. Edebin anlatıldığı mekandır bir bakıma suya düşen her damla. Açılır aşkla ve kapanır utanarak. Hesapsızdır düşen damlalar atanın attığıyla kalır ve genişleyebildiği kadardır dünyadaki yeri. Fırça darbeleri Ebrucunun haleti ruhiyesini bir nebze olsun yansıtır, tedirgin, sakin, çılgın, dingin. Her bir kelime bir tarzı yada Ebrunun ruh halini yansıtır aslında. Ve bu hareketler sona giden yolda atılan birer başlangıç adımıdır. Ardından renk renk çeşit çeşit ebrular geliyor, akın akın yürek yürek. Her çeşidin bir hikayesi bir ad vereni var ömürlerini vererek adlarını bırakmışlar. Hatip ebrularıyla ölürken, bugün onun mirası yeni nesillerin ellerinde ölümsüzlüğe koşuyor. Suyun saçlarını tarıyor ebrucular, suyun rüyasını görüyorlar suyla birlikte. Gidip gelirken tekne boyu, aşka adıyorlar çizdikleri suyu. Ve laleler; bahçelerden önce teknelerde açan laleler. Ardından kağıtlarda yaşayan laleler. Boy boy renk renk boyun bükmüş divana durmuş laleler. Ellerin mahareti yüreklerin genişliğince güzel, yapanın titizliğince hassas laleler. Her ne kadar öğretilmiş hareketler olsa da her sanatkarın kendine has bir lalesi ve ruhunun aynası var. Çünkü her Ebrudan dünyada bir tane var. Çünkü İnsanların ruh hallerinden de bir tane var. Hangi mutluluğumuz yada hangi hüznümüzün tekrarı var ki. Her şey aynı bile olsa ya mekan yada gün değişmiştir. Ve her hüzün yada her sevinç bir defalıktır aslında. Tekneye yazılan her ebru gibi. Ve güller bütün güzelliğiyle sözü susturan güller. Ve saygıyla birlikte biraz sukut… Suda açarken suya ah ettiren güller. Aşk dedirten yar dedirten. Sevgiliye verilirken başka söze lüzum bırakmayan güller. Sevgiliye göz atan, sevgiyi en güzel anlatan güller. Ve onu çağıran ve O’na çağıran güller. Ve Ebrucu Gül işliyor suya Hz. Muhammed’i (s.a.v.) çağrıştırsın diye ve Lâle Allah (c.c.)’a yakarsın diye eğilen dallarıyla. Bu suyun renklerle oynadığı bir aşk oyunu. Bu oyunun senaristi Ebrucu. Ebrucu daha çok yüreğini yansıtıyor suya. Renkleri serpişiyle, renklere hayat katışıyla ve sonunda aşkını gülle, laleyle ifade edişiyle önce dokunan, sonra okunan bir aşk oyunu bu. Önce “Aşk suya düştü,” Sonra “Su aşka yenik düştü”…
Mar. 1
|
|
|
๓คשเ รıгwrote:
Bir fincan kahve alıp oturup yazmayalı uzun zaman olmuştu yalnızlığımı… ( seninim yalnızlık / sevmek bu kadar basit olmamalıydı… Oldu!) İçimde haykıran çocuğu susturdum gözyaşlarımla… Kırdım kalbini paramparça ettim kurduğu tüm hayalleri… Uyuduğu rüyalardan uyandırdım ya da kabusa çevirdim onlu bütün düşleri… Gözyaşlarımdan kaçacak yer aradı benim o koca o şefkatli o herkesin iyi dediği yüreğimde… Kaçamadı ıskalamdı gözyaşlarım yalnızlığımı üzerine yağdı… Islandı çocuk korktu ürktü bocaladı düştü dizleri kanadı kalktı kaçmaya devam etti… Çok üşüdü sesim çok üşüttü onu… Fırtına başladı sonra kaçamadı bıraktı kendini o fırtınaya gözyaşları hayal kırıklıkları kocaman bir yalnızlık anlamsız sözler o garip çığlıklar… Kaçamadı teslim oldu yalnızlığa teslim etti tüm sevinçlerini bütün hayallerini gördüğü tüm rüyaları gülümsemelerini… Elini cebine attı baktı… Islak kırık dökük eline batan bayadan bir sevda çıkarttı onu da verdi yalnızlığa… Gözünden bir damla yaş aktı… “sevmek böyle basit olmamalıydı… Teslim oldum sana yalnızlık… Al beni kilitle kuytu karanlık zindanlarına… Çıkartma bir daha… Sevmek bu kadar basit olmamalıydı… Biri gelirde almak isterse beni bırakma sakın çıkarma o zindandan biliyorum yine beni buraya gönderecek hem dizlerimde çok acıdı bak hala kanıyor bir fırtınayı daha kaldıramaz bu yürek… Sevmek bu kadar basit olmamalıydı… Seninim yalnızlık… Yine seninim… Sevmek bu kadar basit olmamalıydı… Oldu!
Mar. 1
|